Main pages

Surah Al-'adiyat ( Those That Run )

Turkish Suat Yıldırım

Surah Al-'adiyat ( Those That Run ) - Aya count 11

وَٱلْعَٰدِيَٰتِ ضَبْحًۭا ﴿١﴾

Gazilerin nefes nefese koşan,

فَٱلْمُورِيَٰتِ قَدْحًۭا ﴿٢﴾

Koşarken tırnaklarıyla kıvılcımlar saçan,

فَٱلْمُغِيرَٰتِ صُبْحًۭا ﴿٣﴾

Sabah erkenden baskın basan,

فَأَثَرْنَ بِهِۦ نَقْعًۭا ﴿٤﴾

O esnada tozu dumana katan,

فَوَسَطْنَ بِهِۦ جَمْعًا ﴿٥﴾

Derken düşman kuvvetinin ortasına dalan atların hakkı için ki:

إِنَّ ٱلْإِنسَٰنَ لِرَبِّهِۦ لَكَنُودٌۭ ﴿٦﴾

Gerçekten insan, Rabbine karşı çok nankördür!

وَإِنَّهُۥ عَلَىٰ ذَٰلِكَ لَشَهِيدٌۭ ﴿٧﴾

Kendisi de buna şahittir.

وَإِنَّهُۥ لِحُبِّ ٱلْخَيْرِ لَشَدِيدٌ ﴿٨﴾

Ondaki mal hırsı pek şiddetlidir.

۞ أَفَلَا يَعْلَمُ إِذَا بُعْثِرَ مَا فِى ٱلْقُبُورِ ﴿٩﴾

Peki o insan, kendisinin ve malının âkıbetini hâlâ bilip anlamayacak mı?Kabirlerde olanlar diriltilip dışarı atıldığı zaman, sinelerin içinde bulunan her şey derlenip ortaya konulduğu zaman,

وَحُصِّلَ مَا فِى ٱلصُّدُورِ ﴿١٠﴾

Peki o insan, kendisinin ve malının âkıbetini hâlâ bilip anlamayacak mı?Kabirlerde olanlar diriltilip dışarı atıldığı zaman, sinelerin içinde bulunan her şey derlenip ortaya konulduğu zaman,

إِنَّ رَبَّهُم بِهِمْ يَوْمَئِذٍۢ لَّخَبِيرٌۢ ﴿١١﴾

İşte bilhassa o gün, Rab'leri, onların bütün yaptıklarından haberdardır.